MI5, üç mahkemeye gerçeğe aykırı beyanda bulunduğunu kabul etti
İngiltere'nin iç istihbarat servisi MI5, bir neo-Nazi muhbiri korumak amacıyla üç ayrı mahkemede yalan beyan ve sahte delil sunduğunu kabul etti. Kurum, resmi soruşturma raporundaki bulguların ardından reform programı başlattı.

İngiltere’nin iç istihbarat servisi MI5, Ajan X kod adlı neo-Nazi muhbiri korumak amacıyla üç ayrı mahkemeye gerçeğe aykırı beyanda bulunduğunu ve sahte delil sunduğunu kabul etti. Kurum, üst düzey görevlilerinin mahkemeleri yanılttığına ilişkin resmi soruşturma raporundaki tüm bulguları onayladı.
Olaylar, şiddet yanlısı ve kadın düşmanı olarak tanımlanan muhbirin faaliyetleri etrafında gelişti. MI5, partnerine yönelik şiddet eylemleri ve suçlamalara rağmen bu kişinin ajan statüsünü korumaya çalıştı. Kurum, mahkemelerde NCND olarak bilinen “ne doğrula ne de reddet” politikasını savunarak muhbirin kimliğini ve MI5 ile bağlantısını gizli tuttu.
2024’te ortaya çıkan ses kayıtları ve yeni delillerin ardından MI5’in savunmasının gerçeği yansıtmadığı ortaya çıktı. Yüksek Mahkeme, kurumun yürüttüğü iç soruşturmaları güvenilir bulmayarak Sir John Goldring tarafından yeni bir inceleme yapılmasına karar verdi. Goldring’in raporunda, MI5’in kıdemli görevlilerinin mahkemeleri sistematik biçimde yanılttığı ve ciddi usulsüzlükler yaptığı belirtildi.
Reform ve disiplin süreci
Londra’daki Yüksek Mahkeme’de görülen duruşmada MI5 adına konuşan avukat Timothy Otty, kurumun Goldring raporundaki tüm bulguları kabul ettiğini açıkladı. Otty, MI5 Genel Müdürü Sir Ken McCallum liderliğinde kapsamlı bir reform programı başlatıldığını söyledi.
Yalan beyanda bulunduğu tespit edilen 2 numaralı görevli istifa etti. 3 numaralı görevli ise görevden uzaklaştırıldı ve hakkında disiplin soruşturması başlatıldı. MI5, yaşananları sistematik başarısızlıklar olarak nitelendirerek benzer durumların tekrarlanmaması için adım atılacağını bildirdi.
Kaynak: HaberSitesi