Arif Ahmet Denizolgun’un ölümüyle ilgili iddianame hazırlandı
Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı, Arif Ahmet Denizolgun’a ait telefonun yok edildiği değerlendirmesiyle iki kişi hakkında dava açılmasını istedi. İddianamede özel doktoru ile üç Adli Tıp Kurumu görevlisi de şüpheliler arasında yer aldı.

Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı, Arif Ahmet Denizolgun’un ölümüyle ilgili yürütülen soruşturma kapsamında 2 Ekim 2026 tarihli iddianame hazırladı. İddianamede, Denizolgun’a ait telefonun teslim alınmasına rağmen yok edildiği değerlendirmesine yer verildi.
Telefonun akıbeti, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının yürüttüğü başka bir soruşturma kapsamında Hilmi Tuna Kuriş’in ikametinde yapılan aramayla yeniden gündeme geldi. Arama tutanaklarında telefona rastlanmaması üzerine cihazın IMEI bilgileri ve fotoğrafları Ankara İl Emniyet Müdürlüğü Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğüne gönderildi.
30 Eylül 2026 tarihli tutanakta, Denizolgun’a ait telefonun ele geçirilemediği kayda geçirildi. İddianamede, mahkeme kararı ve teslim tutanaklarının birlikte değerlendirilmesi sonucunda telefonun önce Ayşe Gülderen Denizolgun Kuriş’e teslim edilmesinin kararlaştırıldığı belirtildi.
Başsavcılığın değerlendirmesine göre telefon, vekil tarafından tereke eşyalarıyla birlikte teslim alındıktan sonra Hilmi Tuna Kuriş’in yönlendirmesiyle Kısıklı’daki eve götürüldü. Savcılık, Hilmi Tuna Kuriş’in telefonu kendisinin aldığını beyan ettiğini aktardı. Ayşe Gülderen Denizolgun Kuriş ise tereke eşyalarıyla ilgilenmediğini savundu.
İddianamede, telefonda olay sonrasında teknik veya bilirkişi incelemesi yapılmadığı belirtildi. Savcılık, cihazdaki olası mesaj, fotoğraf ve notların Denizolgun’un ölümüyle ilgili soruşturma açısından önemli delil niteliği taşıyabileceğini değerlendirdi.
Dosyadaki mahkeme kararları, teslim ve arama tutanakları, tanık anlatımları ile şüpheli savunmalarını inceleyen Başsavcılık, telefonun yok edildiği sonucuna vardı. İddianamede, bu eylemin Türk Ceza Kanunu’nun 281/1. maddesinde düzenlenen “suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme” suçu kapsamında değerlendirildiği ve kamu davası açmaya yeterli şüphenin oluştuğu kaydedildi.
Başsavcılık, Ayşe Gülderen Denizolgun Kuriş ile Hilmi Tuna Kuriş’in yargılanarak cezalandırılmasını talep etti. İddianamede ayrıca Denizolgun’un özel doktoru ile otopsi ve adli tıp süreçlerinde görev alan üç Adli Tıp Kurumu personeli olmak üzere toplam dört şüpheliye de yer verildi.
Kaynak: A Haber