İran, bölgesel caydırıcılıkta füze ve Hürmüz Boğazı’na yöneliyor
İran, bölgedeki müttefiklerinin zayıflaması ve stratejik bağlantılarının aşınması sonrası füze, SİHA ve Hürmüz Boğazı gibi doğrudan kontrolündeki araçlara daha fazla ağırlık veriyor.

İran, Hamas’ın 7 Ekim 2023’te İsrail’e yönelik saldırısının ardından değişen bölgesel dengeler ve müttefik gruplarının zayıflaması nedeniyle güvenlik ve caydırıcılık stratejisini yeniden şekillendiriyor. Tahran, vekil gruplara bağımlılığını azaltırken füze kapasitesi, silahlı insansız hava araçları (SİHA) ve Hürmüz Boğazı gibi doğrudan kontrol edebildiği unsurlara odaklanıyor.
İran’ın önceki yaklaşımı, bölgedeki müttefik gruplar üzerinden çatışmaları kendi sınırlarından uzak tutmaya dayanan “stratejik derinlik” anlayışıyla şekilleniyordu. Ancak son üç yıllık süreçte yaşanan gelişmelerin bu modelin sınırlarını ortaya çıkardığı değerlendiriliyor.
Müttefik ağındaki zayıflama
Suriye’de Beşar Esad yönetiminin devrilmesi ile Hamas ve Hizbullah’ın ağır darbeler alması, İran’ın “direniş ekseni” olarak adlandırdığı yapının coğrafi bütünlüğünü bozdu. Uzmanlara göre bu gelişmeler, Tahran’ın bölgedeki nüfuz alanları arasındaki bağlantıyı kopararak stratejik derinliğini aşındırdı.
İsrail’in doğrudan İran hedeflerine yönelik saldırıları da Tahran’ı kendi askeri kapasitesine daha fazla güvenmeye yöneltti. İran, çatışmanın maliyetini artırmak amacıyla füze ve SİHA’ları daha aktif kullanırken, müttefik grupların rolü tamamen ortadan kalkmadı. Bu gruplar, İran’ın “cezalandırma yoluyla caydırıcılık” yaklaşımını tamamlayan unsurlar olarak konumlandı.
Hürmüz Boğazı’nın rolü
Hürmüz Boğazı, İran’ın yeni güvenlik hesaplarında önemli bir yer tutuyor. Deniz taşımacılığına yönelik tehditler ve boğazın stratejik konumu, Tahran’ın küresel enerji piyasaları üzerinde baskı kurma kapasitesini artırıyor. Analistlere göre düşük maliyetli SİHA’ların denizcilik şirketlerinde oluşturduğu risk algısı, doğrudan fiziksel hasarın ötesinde bir etki yaratabiliyor.
Devrim Muhafızları’nın merkezi olmayan komuta yapısının, üst düzey komutanlar hedef alınsa da operasyonel sürekliliği korumaya yardımcı olduğu belirtiliyor. Bununla birlikte İran’ın istihbarat ve hava savunma sistemlerindeki zafiyetlerine ilişkin soru işaretleri sürüyor. Tahran, doğrudan çatışmanın maliyetleriyle askeri kapasitesini ve caydırıcılığını koruma hedefi arasında denge kurmaya çalışıyor.
Kaynak: HaberSitesi