Iraklı kadınlar taciz olaylarını dijital kayıtlarla belgelemeye çalışıyor
Irak’ta cinsel taciz ve şiddetle karşılaşan kadınlar, adalet sistemindeki boşluklar ve toplumsal baskı nedeniyle yaşadıklarını sosyal medyada belgelemeye yöneliyor. Aktivistler, cep telefonu kayıtlarının hem ses duyurma hem de hukuki süreçlerde kanıt oluşturma amacı taşıdığını belirtiyor.

Irak’ta cinsel taciz ve şiddetle mücadele eden kadınlar, yasal koruma eksikliği ve toplumsal baskı nedeniyle yaşadıkları olayları cep telefonlarıyla kaydederek sosyal medyada paylaşmaya çalışıyor. Aktivistlere göre dijital kayıtlar, kadınların hem seslerini duyurması hem de hukuki süreçlerde kanıt oluşturması açısından bir savunma aracına dönüşmüş durumda.
Aktivist Sarah Jassim, taciz olaylarının görüntülenmesini “kameranız sizin silahınızdır” sözleriyle tanımlıyor. Jassim’e göre kayıtlar, tacizcilerin kamuoyu önünde teşhir edilmesi ve olaylara ilişkin kanıt oluşturulması amacıyla kullanılıyor.
Hukuki koruma ve başvuru sorunları
Kadın hakları savunucuları, Irak’taki hukuk sistemini kadınlara yönelik şiddet karşısındaki yetersiz koruma nedeniyle eleştiriyor. Uzmanlar, Irak ceza kanununda “taciz” ve “toplumsal cinsiyete dayalı şiddet” kavramlarının suç olarak tanımlanmadığını ve bunun faillerin cezasız kalmasına yol açtığını belirtiyor.
Birleşmiş Milletler’in kadınlara yönelik ayrımcılıkla mücadele komitesi de ülkede şiddetin yaygın olduğunu ve büyük ölçüde bildirilmediğini raporladı. Komite, namus cinayetlerinde cezayı hafifleten veya tecavüz failinin mağdurla evlenerek ceza almasını engelleyen ayrımcı yasaların kaldırılmasını talep etti.
Mağdurlar, polise başvurduklarında çoğu zaman ciddiye alınmadıklarını ya da sessiz kalmaları yönünde baskı gördüklerini ifade ediyor. Irak İnsan Hakları Gözlemevi Başkanı Mustafa Saadoon, sorunun yalnızca kadınların susması olmadığını, sistemin kadınları dinlemek üzere tasarlanmadığını savunuyor. Aile içi baskı, damgalanma korkusu ve güvenlik endişeleri de birçok kadının yaşadıklarını gizlemesine neden oluyor.
Irak İçişleri Bakanlığı sözcüsü Mukdad Miri, yıl başından bu yana polise ulaşan vaka sayısının yaklaşık 300 olduğunu açıkladı ve geleneksel yapılar nedeniyle gerçek sayının daha yüksek olduğunu kabul etti. Bakanlık, polis memurlarının karıştığı taciz vakalarında ağır cezalar uygulandığını belirtirken, aktivistler koruma ve adalet mekanizmalarının sahada işlemediğini savunuyor.
Kaynak: HaberSitesi