Nigar Hatun Türbesi, Antalya’da beş asırlık geçmişiyle ayakta
Antalya’daki Nigar Hatun Türbesi, II. Bayezid’in oğlu Şehzade Korkud’un annesinin mezarını barındırıyor. Selçuklu türbelerini andıran yapının inşa tarihi kesin olarak bilinmiyor.

Antalya’da, Osmanlı Padişahı II. Bayezid’in oğlu Şehzade Korkud’un annesi Nigar Hatun’un mezarının bulunduğu türbe, yaklaşık beş asırlık geçmişiyle ayakta duruyor. Nigar Hatun’un adını taşıyan yapı, mimarisi ve mezar kitabeleriyle kentin tarihi mirası arasında yer alıyor.
1450-1503 yılları arasında yaşayan Nigar Hatun, Şehzade Korkud ile Fatma Sultan’ın annesiydi. Şehzade Korkud’un Antalya’ya görevlendirilmesinin ardından Nigar Hatun da oğluyla birlikte kente yerleşti. İlim, edebiyat ve musikiyle ilgilenen Korkud, 1509 yılına kadar Antalya’da görev yaptı.
Nigar Hatun 1503’te Antalya’da öldü
Hayatının son dönemini Antalya’da geçiren Nigar Hatun, 1503 yılında kentte yaşamını yitirdi. Türbedeki ayak taşı kitabesinde ölümünün hicri 908 yılının ramazan ayında gerçekleştiği belirtiliyor. Başucu kitabesinde ise Nigar Hatun’un Abdullah Vehbi’nin kızı ve Şehzade Korkud’un annesi olduğu yazıyor.
Kare tuğla döşeli türbenin ortasında doğu-batı doğrultusunda Nigar Hatun’un sandukası bulunuyor. Sandukanın doğu ve batı bölümlerindeki baş ve ayak taşlarında üçer satırlık kitabeler yer alıyor.
Yapım tarihi kesin olarak bilinmiyor
Türbenin kim tarafından ve hangi tarihte yaptırıldığı kesin olarak bilinmiyor. Mimari özelliklerine dayanılarak yapının en erken 15’inci yüzyıl Osmanlı Dönemi’nde inşa edilmiş olabileceği değerlendiriliyor. Altıgen planlı yapı, Selçuklu türbelerini andırıyor; kesme ve moloz taşla tuğlanın kullanıldığı türbenin üzeri içten dilimli sivri kubbe, dıştan ise kiremitle kaplı piramidal külahla örtülü.
Yüzyıllar içinde çeşitli müdahaleler geçiren türbede 1961 yılında kapsamlı bir yenileme yapıldı. Bu çalışma sırasında dış duvarlar taşla kaplandı ve yapı kalın harçlı taklit derzlerle çevrelendi. Türbeyi ziyaret eden vatandaşlar ve turistler, burada edilen duaların kabul olduğuna inanıyor.
Kaynak: Habertürk