24 Eylül 2026, Perşembe
Hakkımızda Reklam İletişim
SON DAKİKA
Yaşam

Star Trek’teki bazı teknolojiler gerçek hayatta karşılık buldu

1966’da yayımlanmaya başlayan Star Trek’teki iletişim cihazları, PADD’ler ve konuşan bilgisayarlar, günümüzde cep telefonu, tablet ve sesli asistanlarla benzerlik taşıyor. Dizinin öngördüğü bazı fikirler ise hâlâ bilim kurgu sınırlarında.

📅 23 Eylül 2026 🕒 10:00 ◉ 3 okunma
Uzay Yolu geleceği mi gördü?
OLAYCA HABER Güncel gelişmeler ve ayrıntılar

1966’da yayımlanmaya başlayan Star Trek dizisinde kullanılan bazı teknolojiler, yıllar sonra gerçek hayatta ortaya çıkan cihazlarla benzerlik gösterdi. Cep telefonlarından tabletlere ve sesli asistanlara kadar çeşitli örnekler, dizinin teknoloji tasvirleriyle birlikte yeniden gündeme geldi.

Teorik astrofizikçi Ethan Siegel, Star Trek’in teknolojik vizyonu üzerine yaptığı incelemede 28 farklı teknolojiyi değerlendirdi. Siegel’e göre bu fikirlerden yalnızca dördünün hayata geçirilmesi için bugün bilinen fiziğin ötesinde yeni kurallar gerekiyor; diğerleri ya gerçeğe dönüştü ya da geliştirilmeye devam ediyor.

İletişim cihazları ve cep telefonları

Orijinal seride kullanılan, kapağı açılarak çalışan küçük iletişim cihazları, mürettebatın uzaktaki kişilerle ve uzay gemisiyle bağlantı kurmasını sağlıyordu. İlk ticari elde taşınabilir cep telefonu 1983’te ortaya çıkarken, Star Trek ile gerçek teknoloji arasındaki benzerlik özellikle 1996’da kapaklı telefonların yaygınlaşmasıyla dikkat çekti. Bu telefonların tasarımında dizideki iletişim araçlarından esinlenildiği belirtildi.

PADD’ler, sesli bilgisayarlar ve 3D yazıcılar

1987’de yayımlanmaya başlayan Star Trek: The Next Generation dizisindeki PADD’ler, bilgi görüntülemek ve çeşitli işlemleri yapmak için kullanılan dokunmatik, taşınabilir cihazlardı. 2010’da piyasaya çıkan iPad ve sonrasında yaygınlaşan tabletler, bu kurgusal cihazları gerçek hayatta tanıdık hale getirdi. Apple’ın kurucu ortaklarından Steve Wozniak da modern tabletlerin PADD’leri hatırlattığını ifade etti.

Star Trek evrenindeki bilgisayarlara seslenerek bilgi alma fikri de günümüzde sesli sanal asistanlarla karşılık buldu. Bu sistemler müzik açma ve ışıkları kontrol etme gibi işlemleri sesli komutlarla gerçekleştirebiliyor. Dizideki replikatörlerin nesneleri neredeyse anında oluşturma fikri ise bugün için tam anlamıyla gerçekçi değil; ancak 3D yazıcılar, dijital tasarımı fiziksel nesneye dönüştürme fikrinin gerçek dünyadaki örnekleri arasında yer alıyor.

Star Trek’teki cloaking device adı verilen görünmezlik cihazları, gemileri sensörlerden gizliyordu. Gerçek dünyada bir uzay gemisini tamamen görünmez yapan bir teknoloji bulunmuyor. Bununla birlikte stealth teknolojileri, uçakların radar ve benzeri algılama sistemlerince fark edilmesini zorlaştırıyor. Kaynakta, bu çalışmaların dizi yayımlanmadan önce başladığı ve Lockheed A-12 ile SR-71 Blackbird gibi uçaklarda kullanılan teknolojilere yansıdığı aktarıldı.

Işınlanma ve maddeden saf enerjiyle nesne oluşturma gibi fikirler ise hâlâ bilim kurgu sınırlarında bulunuyor. 3D gıda yazıcılarının önümüzdeki 10 ila 20 yıl içinde mutfaklarda kullanılabilecek hale gelmesinin mümkün görüldüğü de belirtildi.

Kaynak: Habertürk

KAYNAK Habertürk Kaynağa git →
Haberi paylaş X WhatsApp
REKLAM ALANI