21 Eylül 2026, Pazartesi
Hakkımızda Reklam İletişim
SON DAKİKA
Yaşam

Türkiye’de Alzheimer vakalarının 2050’ye kadar artacağı öngörülüyor

Prof. Dr. Yasemin Biçer Gömceli, Türkiye’de Alzheimer ve benzeri demans vakalarının 2050’ye kadar 2 ila 2,5 katına çıkabileceğini belirtti. Uzmanlar, erken teşhis ve yaşam tarzı değişikliklerinin önemine dikkat çekti.

📅 20 Eylül 2026 🕒 10:18 ◉ 3 okunma
Uzmanlardan 2050 yılı için Alzheimer uyarısı
OLAYCA HABER Güncel gelişmeler ve ayrıntılar

Prof. Dr. Yasemin Biçer Gömceli, 21 Eylül Dünya Alzheimer Günü kapsamında yaptığı açıklamada, Türkiye’de Alzheimer ve benzeri demans türleriyle yaşayan kişi sayısının 2050’ye kadar ciddi oranda artabileceğini belirtti. Gömceli, erken teşhisin önemine dikkat çekerken yaşam tarzı değişiklikleriyle hastalığın ortaya çıkışının geciktirilebileceğini söyledi.

Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre dünya genelinde yaklaşık 57 milyon demans hastası bulunuyor. Gömceli, Alzheimer hastalığının bu vakaların büyük bölümünü oluşturduğunu ve hastalığın küresel ölçekte büyüyen bir halk sağlığı sorunu olduğunu ifade etti.

Türkiye’de vaka sayısının artması bekleniyor

Türkiye’de yaklaşık 700 bin kişinin Alzheimer ve benzeri demans türleriyle yaşadığı tahmin ediliyor. Nüfusun yaşlanma eğilimi dikkate alındığında bu sayının 2050’ye kadar 2 ila 2,5 katına çıkması öngörülüyor. Aynı dönemde 65 yaş üstü nüfus oranının yüzde 23 seviyelerine ulaşmasının beklendiği, Alzheimer’ın da Türkiye’nin önemli sağlık sorunlarından biri haline gelebileceği belirtildi.

Gömceli, Alzheimer’ın beyindeki sinir hücrelerinin hasar görmesiyle ortaya çıkan nörodejeneratif bir süreç olduğunu ve yaşlanmanın doğal sonucu olarak görülmemesi gerektiğini vurguladı. Belirtilerin çoğunlukla 65 yaş üzerinde başladığını, ancak daha erken yaşlarda da görülebildiğini belirten Gömceli; unutkanlık, kelime bulma güçlüğü ve yön bulma sorunları fark edildiğinde nöroloji uzmanına başvurulması gerektiğini söyledi.

Risk faktörlerine dikkat çekildi

Alzheimer’ın kesin nedeni tam olarak bilinmese de yaş, genetik yatkınlık ve çevresel faktörlerin etkili olduğu ifade edildi. Yüksek tansiyon, diyabet, obezite, sigara kullanımı, sosyal izolasyon ve hava kirliliği gibi değiştirilebilir risk faktörlerinin kontrol altına alınmasının hastalığın seyrini yavaşlatabileceği belirtildi.

Erken dönemde sağlanan destek ve tedavilerin hastaların yaşam kalitesini yükselttiğini belirten Gömceli, Alzheimer’la mücadelede farkındalığın artırılmasının önemli olduğunu kaydetti.

Kaynak: HaberSitesi

KAYNAK HaberSitesi Kaynağa git →
Haberi paylaş X WhatsApp
REKLAM ALANI